İşte Tam Böyle Olmalıydı

9 Şubat 2015 (Pazartesi) - 22:35 - Umut ÇINAR


Yan yana evlerde doğmalı aynı sokakta büyümeliydik seninle..Babalarımız iş dönüşü ellerinde bir karpuzla görünmeliydi sokağın diğer ucunda.Sen seninkine koşmalıydın ben benimkine..Bazen sokak dondurmacısından aldığımız tek külah dondurmayı paylaşmalıydık seninle. Taze nane toplamak için ben sizin bahçeye gelmeliydim. Karadut yemek için sen bizim bahçeye.
Salkım söğütlerin altından geçen derenin kenarında oynamalıydık sık sık. Düşüp dizimi kanattığımda benimle birlikte ağlamalıydın. Okul dönüşü yakalandığımız toprak kokulu yaz yağmuru saçından bir perçem düşürmeliydi yüzüne. Islak iki yavru kedi gibi yağmurun dinmesini beklerken bir saçak altında o anın hiç bitmemesini dilemeliydik. Okul dönüşü çantanı ben taşımalı arkandan laf atan benden iri çocuklara diklenmeliydim. Kuzenimle birlikte aynı anda aşık olmalıydık sana ve sonra sokak ortasında kıyasıya kavga edip yüzümüzdeki yara berelere ilave bir de annemizden dayak yemeliydik senin için ama mertçe kavga nedenini söylemeden. Ablanın düğününde göğüslerinin bedenlendiğini ilk kez fark etmeliydim. Sen onlara baktığımı görüp utanmalıydın ve sanki çıplakmış gibi ellerinle kapatıp kızgınca bakmalıydın bana. Bense yüzsüz yüzsüz sırıtmalıydım sana. Bazen derslerine yardım etmek için gelmeliydim size ama sen zaten benden daha iyi biliyor olmalıydın o dersleri. Bazen de masanın altından pamuk ellerine dokunmalıydım. Sen kızarak çekerken onları annen bize meyve suyu getirmeliydi. Bir piknikte saklambaç oynarken ilk kez sarılıp öpmeliydim seni. Ben şimdi tokat geliyor diye beklerken sen elim ateş gibi yanan yüzünde şaşkın utanmış öylece kalakalmalıydın. Mahallede adımız çıkmalıydı birlikte “Huop o kız bizim arkadaşın afillisi ilişeyip deme sakın” deyip korumalıydı arkadaşların diğer delikanlılardan.

çocuk aşkTatilde uzak şehirdeki dayınlara gittiğinizde canım sıkkın ve buruk şekilde beklemeliydim dönüşünü bahçe duvarının üzerinde. Geçmez günler tükenip sokağın başında göründüğünde koşarak yanına gelip “Seni çok özledim. Sen de özledin mi?” diye sormalıydım. Sen de başını sallamalıydın utangaç bir gülücükle. Sıran geldiğinde annen “Onun kısmeti hazır ya” demeliydi babana. Baban da bilmiyormuş gibi yalandan kızıp “Kimmiş bakalım bu kısmet?” diye sormalıydı. “Bak şimdi bir de bilmezmiş gibi soruyor. Zavallı çocukluğundan bu yana tutkun ya kızına. Yan komşunun büyük oğlan yok mu o işte. Ailecek seni istemeye gelmeliydik tepeleme gül kokulu lokumla gümüş bir tepside.

Peki öyle mi oldu? Ne gezer.bir kere seni çok geç tanıdım. tanıdığımda çoktan başkasına varmıştın . Kuzenim de yoktu ki  benim zaten kimseyle dondurmamı paylaşmadım. Ama anlattığım gibi olsaydı vallahi bir tek seninle paylaşırdım ve gerçekten kuzenimle dövüşürdüm senin için kıyasıya. Getireceğim gül kokulu lokumlar da cabası ve ne diyorum biliyor musun?

Keşke her şey yazdığım gibi olsaydı. Aynı çocukluğu yaşasaydık seninle. yan yana evlerde doğup aynı sokaklarda koştursaydık. hem sen bugün yanımda yanı başımda olurdun . hem ben böylesine üzgün sessiz sensiz olmazdım.

S.S
med_gallery_114040_635_6291

 

Yorum gönder